FANDOM


222 yıl Balıkesir yöresinde yaşamış Slav Kazaklardır. Kazak türkleriyle ilgisi yoktur.

1740 yılında Anadolu'ya sığındılar. Manyas Gölü kıyılarında, Osmanlı topraklarında dillerini, dinlerini, geleneklerini koruyarak 222 yıl yaşadılar ve 1962 yılında anavatanları Rusya'ya geri döndüler. Ölülerine mevlit okuyan, Anadolu'nun adetlerini ve türkülerini yanlarında götüren, kırk yıllık hasreti Türkçe sözcüklerle ifade eden bu kişiler Slav Don Kazakları (İngilizce: Cossacks).

Bu hikaye, en başından değişmeme ve direnme üzerine kurgulanmış bir tarih gibi. Kazakistan Kazaklarıyla isim benzerliği dışında hiç bir ilgisi olmayan Don Kazakları, dinlerinden ve özgür yaşantılarından ödün vermektense Rusyadaki evlerini barklarını bırakıp, hoşgörü atmosferinde yaşamak için 1740lı yıllarda Manyas dolaylarına yerleşiyor. [Önemli özelliklerinden beri Anadolu'dan da izler taşıyan eski kıyafetlerini hala kullanıyorlar.]

Balıkçılıkla uğraşan, tatlı su balıkçılığına dair bilinenleri Türklere öğreten Kazaklar, Kocagöl ve civar köylerde Türk komşularıyla mutlu mesut yaşarken tersine göç etmek durumunda kalıyor. Göçün en bariz sebebi ise evlenme sıkıntısı yaşamaları. O yıllarda bazı gazetelere de konu olan Slav Kazakların bu sorunu dini yaşamlarının bir sonucu olarak karşılarına çıkmış. Kendi aralarında yedi göbek evlenme yasağı olan Slav Kazaklar, Türklerle evliliğe de yanaşmayınca ciddi bir açmaza girmiş. Krug adındaki meclisleri ve dinleri gereği sadece Ortodokslarla evlenmelerine müsaade edilen Slav Kazaklar Rusyaya döndükleri zaman evlilik sıkıntısını kısmen aşsalar da eski yurtlarında umdukları hayatı bulamamış. Anadolu"da iki yüzyıl boyunca kültürlerini dondurmuşlar fakat anayurtlarına döndüklerinde her şeyi değişmiş bulmuşlar.

Yüzyıllar içinde giyimden dini değerlere ve sıradan yaşantıya kadar zerre değişmeyen Slav Don Kazaklarının değişim olgusu karşısında böylesine güçlü kalması onların hikayesini oldukça orijinal kılıyor. 220 yıl göl kenarlarında yaşadıktan sonra 1962'de tekrar Rusya"nın Don bölgesine göç eden Slav Kazaklar hakkında Servet Somuncuoğlu bir kitap yazmış.

Servet Somuncuoğlunun adım adım bilgiye ulaşıp kitaplaştırdığı "Slav Don Kazakları"nı okurken kendinizi Somuncuoğlu"nun arabasının arka koltuğunda oturur gibi hissediyor, her olaya birlikte tanık oluyorsunuz. Somuncuoğlu, göç eden Slav Kazakların önemli bir kısmını Rusyada bulmuş. Bu köyleri "sosyolojik bir laboratuvar " olarak nitelendiriyor. Göç dalgası gündeme geldiği zaman İstanbula yakın olan Slav Kazaklarla İstanbula uzakta oturanlar ciddi bir yol ayrımına giriyor.

Rusyaya dönen Slav Kazaklar fakir, Amerikaya göç edenler zengin olmuş. Manyas Kazakları Rusyaya göç ediyor. Somuncuoğluna göre, Manyas civarındaki Kazaklar propagandalardan etkilendi ve Rusyayı tercih etti.

Kitaplaştırdığı bulgular daha çok Rusyaya geri giden Slav Kazaklara ait. Somuncuoğlu farklı coğrafyalarda bulunan birçok Kazak aile ile görüşmüş. Göç yıllarını yaşayanların içinde derin bir Türkiye hasreti olduğunu belirten Somuncuoğlu gördüğü tabloyu şu şekilde özetliyor: "Şu anda 50 ve üzeri yaş grubunda olan Slav Kazakların hepsi Türkçe biliyor. Hatta çocuklarına Türkçe öğretenler bile var. Türkiyeden geldiğimizi duyunca boynumuza sarılıp ağlayanlar oldu. Sohbet ederken cüzdanlarındaki Türk bayrağı, Atatürk resmi ya da askerlik fotoğrafını gösteriyorlar. Ayrıca ibadet ve sosyal yaşantılarında bizden çok şey almışlar. Mevlit okutuyor, sünnet merasimi yapıyorlar. Bir masal bu belki ama yeniden Türkiyeye gelip yaşamayı çok arzu ediyorlar. Çünkü Türkiyede yaşarken özgürlük sorunları olmamış. Maddi durumları fena değilmiş. Hatta göçe karar verildiği zaman malını mülkünü satıp parayı harcaya harcaya bitiremeyenler olmuş. Rusyaya dönüşten sonra göçe sebep olanlara yıllarca beddua edildiği söyleniyor.