FANDOM


Karesi döneminde pek çok seyyah Balıkesir'i gezmiştir. İbni Batuta'ya göre, Karesi Bey tarafından merkez yapılarak bir kasaba halini almaya başlayan Balikesri yahut Balık Hisar daha sekizinci hicri yüzyıl ortalarında (Miladi 1350 yılları) nüfusu çok ve çarşı, pazarı güzel bir belde halini almıştı. Camiü'd-Düvel; Kasabanın büyüklüğünden bahsettiği gibi aşağı yukarı Miladi 1330-1340 yılları arasında burayı ziyaret eden İbn-i Batuta da Balıkesir'in "Nüfusu kesir, çarşıları melih ve dilpezir bir belde" olduğunu söylüyor.

Balıkesir'de o zaman camii olmadığından belde halkı şehir dışında kasaba kenarında bir camii inşaasını arzu edip duvarlarını yapmışlarsa da tavanı henüz ikmal edilememiş olduğunu ve halkın ağaç gölgeleri altında Cuma namazı kıldıklarını yine İbn-i Batuta beyan eder. Seyyahın bu dediği yerin beyne'l-halk ; namazgah denilen (Balıkesir Lisesi bahçesindedir) yer olduğu akıla geliyorsa da İbn-i Batuta'nın duvarları yapılmış ve tavanı yapılmamış camiden bahsetmesi ve burada cami bulunmaması tahminimizi yanıltıyor. İbn-i Batuta Balıkesir'e geldiği zaman Ahilerin efadilinden Ahi Sinan'ın zaviyesine inmiş ve memleketin kadı ve hatibi Fakıh Musa kendisini ziyaret ile konuşup görüşmüştür. (Balıkesir'in Sahn-ı Hisar (Hisariçi Mahallesi) mahallesinde Ahi mehmet ve Ahi Mustafa mescid ve zaviyeleri olduğunu (1001) senesi sicilinde gördüm diye yazmıştır). Balıkesir Hükümdarı Karesi oğlu Demir han; İbn-i Batuta'ya ipekli elbiseler vermiştir. Seyyah buradan Margalita (Margarebet) isminde Rum bir cariye almıştır. İbn-i Batuta Balıkesri olarak yazdığı Balıkesir yerleşkesinin Demir Han'ın babası zamanında yapıldığını yazıyorsa da yerleşkenin imarı Demir hanın büyükbabası Karesibey zamanındadır. Bununla birlikte Ajlan Bey zamanında da bazı kuruluşlar yapılmıştır. Gerek merkez olan Balıkesir'de gerekse mülhakat'ta (civar bölgelerde) Karesi oğullarına ait hiç bir eser yoktur.

Mesalikü'l-Ebsar; Balıkesiri (mali-Kesri) diye anlatır. Bu eser Balıkesir ile Akira'yı ayrı ayrı anlatıyor ise de ikisinin bir olduğu şüphesizdir. Çünkü Balıkesir'in eski ismi Akiraos'dur. Et-Tarif ve Subhu'l A'şa'da dahi (Cilt 5 syf.344) Akira diye yazmaktadır. Mesalikü'l-Ebsâr bu bölge halkının son derece kerem ve sehâ sahibi olduğunu yazıyor. Karesi oğulları memleketinden pek çok karpuz ve üzüm,ladin çıkararak Rum şehirlerine ihraç edildiğini ve ipliği kumaşının ünlü olduğunu ve en iyi kumaşın bu memleketin ipliğinden yapıldığını yazdıktan sonra memleketin son derece ucuz olduğunu da ilave eder.