FANDOM


KaresiBeytemsiliresim

Karesi Bey (temsili)

Karesi Bey, Balıkesire ve Karesi Beyliğine adını veren tarihi kişilik. Balıkesir'in kurucusu Türk lideri.

Karesi Bey Selçuklu hükümdarı 2.Gıyasettin Mesut'un nüfüzlu üst düzey yöneticilerinden biridir. (,,,,,,El emuri Karesi ve kâne min kiberil ümerais-Selçukiye .Kâne min havvassi Giyaseddin Mesut ve ümeraihil-Kibari ve emmel biladi elleti işteherat bi ismihi) (Camiü'd Düvel'den)

Moğolların saldırılarından ve zülumlarından müteessir olan Karasi Bey uç beyi olarak Misya kıtasına çekilince hem bulunduğu mahalli muhafaza etti ve hem de çevreden toprak kazanmaya çalıştı.(Türk büyüklerinin merkezden çekilerek hududa gelmesi, Moğolların hükümet işlerine müdahaleleriyle yaptıkları mezalimden ileri geliyordu.)

Selçuklu devletinin dağılmasından az evvel Karasi bey de diğer uç beyleri gibi bağımsızlıklarını ilan ettiler. Karasi beyin uç beyliğine geldiği tarihle bağımsızlığını ilan ettiği tarih belli olmayıp Selçuklu üst düzey yöneticilerinin Miladi 1299 (Hicri 699) tarihinde hükümetlerinden ayrılarak bağımsızlıklarını ilan ettiği tarihlerimizde öteden beri yazılmış olduğundan bizde itibari olarak bilinen tarihi kabul ettik. İstanbul'u latinlerden geri alan İznik imparatorları Anadolu taraflarına bakmadıklarından (Latinlerin İstanbulu ele geçirmelerinden sonra venediklilerde adaları işgal ederek Latinlerden kaçan Bizans imparatorları Biga ve İznik taraflarında bulundukları sırada Karesi, Aydın ,saruhan beyleri latinlerden çekinmekte olduklarından gerek Türkmen beylerinin ve gerek bizans imparatorlarının latinlere karşı aralarında iyi ilişkiler olmuş ve imparatorların tekrar İstanbul'a naklinde bu bölge Anadolu beyliklerinin desteği görülmüştür.)

Karasi Bey idaresindeki Türkmenlerle bundan istifade ederek Bizanslıların arazilerine saldırdı ve bu konuda hayli başarı elde etmiştir. İmparator 2.Andranikos zamanında 1282-1328 yıllarında Karesi Bey Misya kıtasını ele geçirerek hükümetini Marmara ve Adalar denizine kadar büyüterek eski Ekiraos mevkiinde Balık Hisar namıyla Balıkesir'i hükümet merkezi yapmıştır.(Dökini ;Türklerin Tarih-i umumisi isimli eserinde Karesi beyin babasını Kalam ismi altında anlatıyor.Kalam ile oğlu Misya kıtasında ve Hellespont'un bir kısmına sahiptiler ,diyor.) Bu sırada Karesi beyin mülk elde etmesine önemli bir kuvvet müşarünileyhin (işaret edilen kişinin) arazisinde iskan edildi.Bu da Dobrucadan gelen Sarı saltuk türkleriydi.

Sultan İkinci Giyaseddin Keyhüsrev oğulları arasında devam etmekte olan saltanat savaşları yüzünden Türkmen aşiretlerinden birisi Miladi 1262 (Hicri 662) tarihinde Sarı Saltuk isminde bir reis kumandasında olarak 10.000 ile 20.000 arasında bir mevcutla (Sarı Saltuk batı Türklerince çok tanınan pek ünlü kahramandır.Bunun hakkındaki bilgileri Köprülüzade Fuat beyin Türk edebiyatında ilk mutasavvıflar ismindeki eserlerinden iltikat ettim.sayfa 63.64.65 ,,Sarı Saltuk geleneklere göre Hoca Ahmet Yesevi ismindeki doğu Türklerince pek ünlü olan Pir'in halifelerinden olup ismi Muhammed Buhari'dir.Evliya Çelebi'ye göre Piri Soy, Sarı Saltuk'u Horasan erenlerinden 700 kişi ile Anadolu'da bulunan halifesi Hacı Bektaş Veli'ye yardıma gönderiyor. Ve beline meşhur tahta kılıcı kuşatarak "Saltuk Mehmedim,Bektaşim seni rum'a göndersin Pir Yesevi leh diyarında dalalet-i ayin olan Sarı saltuk suretine girip ol melunu bu tahta kılıçla katleyle, Makedonya, Dobruca da yedi krallık yerde nam ve şan sahibi ol." sözleri ile cesaretlendirdikten sonra Hacı Bektaş'ın yanına gönderiyor.Sarı Saltuk Hacı Bektaş'ın yanına gelince o da Pirinin emrine uyarak onu dobrucaya gönderiyor.

Sarı Saltuk Dobruca da kerâmetler gösteriyor.Bir çok yerleri alarak halkını müslüman yapıyor ve sonra Dobruca da vefat ediyor.Vasiyeti üzerine yedi tabut tertip ediyorlar, onun değişik şehirlerdeki müritleri bu tabutlardan birisini alıyorlar.Saltuk babayı herkes kendi tabutunda görüyor,sevinerek şehirlerine götürüp defnediyorlar.Bektaşi geleneğinden alınan bu tabut mitolojisi gereğince Sarı Saltuk'un yedi makamı olması bundan ileri geliyor.Yine Bektaşi geleneğine göre Sarı Saltuk'un bir çoban olduğu ve Hacı Bektaş'ın emri ile Ulu abdal ve Kiçi Abdal'ı yanına alarak Sinop'dan seccade üzerinde gürcistan'a gittiği Gürcüleri müslüman yaptıktan sonra Dobruca da Kaligra kalesine çıktığı ve oradaki ejderi öldürdüğü ve ora halkını islam ettiği meşhurmuş..!! Bektaşiler Sarı Saltuk'u kendi büyüklerinden sayarlar.Yazdığımız üzere Türkler M.1262 H.662 yıllarında Sinop'dan Dobruca'ya Sarı Saltuk ismimdeki bir alperen kumandası altında geçmişler ve daha sonraları düşmanın baskısı üzerine Karesi beyin arazisine hicret etmişlerdir..Revan köşkündeki türkçe Selçuknamede bu hicretten şöyle bahsetmektedir.; -Dobruca ilinde duran müslümanlar dahi kâfirden uşinen göçüp Karesi iline geçtiler.Üstad-ı muhteremimiz Ahmet tevfik beyefendi, Sarı Saltuk Gazinin fütuhatına dair Şehnameci seyit lokman'ın Viyana kütüphanesinde bir eseri olduğunu anlatıyorlar.

Şu iki beyit oradan alınmış "Sarı saltuk uburu Rumeline.altıyüz altmış iki hemen,hep Oğuznameyi tetebbu edip. yazdı icmal ile Seyyid Lokman (Açıklama yapalım ;Beyitten geçen Altıyüzaltmışaltı Hicridir,Miladi 1262 yılıdır.)Sarı Saltuk'un kabri Dobruca Kırı denilen yerdedir,Evliya çelebi seyahatnamesiyle Nev-i zade Atayi'nin Kitab-ı Ezhar'ında bu zatın kerametinden bahsedildiği gibi İbn-i Kemal 'de Mohaçnamesinde (Sayfa 80-83) Dobruca kurbunda sahib-i velayet ve taçdar-ı iklim-i keramet Sarı saltuk sultanın medfun olduğunu anlatmıştır.Çıkan sonuç;Hakkındaki tarihi bilgiler verilen bu kişinin batı Türklerince ünlü ve tanınan bir kahraman olduğuna ve gerçekten ve Alperenlerden bulunduğuna şüphe yoktur.Çanakkale'de Nara burnu civarında Sarı saltuk limanı vardır.)

Sinop sahillerinden gemilere binerek Rumeli'de şimdiki Dobruca taraflarına geçmişler ve orada yerleşmişlerdi.Bu Türkmenler Dobruca'da rahat edemediler. Bir kısmı Bulgar ve Rumların baskısıyla Dobruca'yı terk etmeye mecbur kalıp Ece Halil isminde bir reisin maiyetinde olarak gemilere binip bütün eşya ve hayvanatı ile Karesi Bey'in memleketine göç etmişler ve burada Karesi bey tarafından iyi niyet gösterilerek Karesi ve havalisine iskan edilmişlerdir.

Tarihi şahsiyet

Balıkesir için önemli bir şahsiyettir.

İşte Karesi bey bu güzel siyasetle memlekette Türk nüfusunu arttırdığı gibi İç Anadolu'da moğolların zulüm baskısından kaçan Türklere de memleketinin kapılarını açtığından bu surette bir çok nüfus da Karesi ilini hicret ile Karesi hükümetinin önemini arttırmışlardır. (Karesi'deki Çepnilerin Karesi bey ile birlikte bu havaliye göç ettiğine dair Rezm gazatesindeki makaleden bazı notlar alıyorum,; Çepni Türkleri Oğuz'un Dağhan oğullarındandır. Bunlar Türk töresi gereğince akın esnasında geride güvenliği sağlayıcı muhafızı ve çekilmelerde demdar görevini yaparlardı. Çepniler Selçuk beyzadelerinin yuntluğu olan Kırşehir civarında bulunurlarken doğuda saldırı ve baskıya başlayan Moğollardan kaçarak Kara İzi ile aydın taraflarına gelip yerleştiler.Çoğunlukla Karesi (Balıkesir) ,Magnisa (Manisa) ,ve Kütahya taraflarında bulunurlar.) Mudebbir (Düzenleyici) bir hükümet reisi olan Karesi bey Marmara ve Adalar denizi (Dikkat ederseniz, ege kelimesi yerine yakın zamana kadar kullanılan Adalar denizi olarak kullanılıyor.) sahillerini elde ettikten sonra bir deniz kuvvetleri tedarikine de önem vermiş ve donanma meydana getirmiştir.

Karesi Türklerinin Rum iline denizden iki seferleri vardır. Birisi Hicri.731 Miladi 1331 tarihinde 70 tekne ile Akdeniz'den Kara feriye dedikleri Ferecik taraflarına ,ikincisi yine Akdenizden 1333 yılında 60 parça gemi ile Aynaros yarımadasınadır.Bu seferler hakkında şu bilgiler verilmiştir.Karesi bey'in hangi tarihe kadar yaşadığına dair bir kayda tesadüf edemedim. Karesi bey ve ailesi Balıkesir'in Paşa camii civarındaki türbelerinde defnedilmişlerdir. Türbede kitabe namına bir şey yoktur. Türbe sonradan tamir edilmiştir. Beyne'l -Halk Karesi dede diye ünlü olup türbesi ziyaretgâhdır. Karesi bey sandukalı kabirde ve şebeke içindedir. Karesi Beyin herşeyin varacağı sonucu önceden düşünüp tedbir alan, halkının gözünde saygınlık ve itibarı olan icraatlerinden anlaşılır.Tesis ettiği hükümet komşusu Osman Bey'in emaretinden daha kuvvetli idi.