FANDOM


Öncelikle belirtilmesi gereken Balıkesir geleceklerinden en umutlu olan insanların yaşadığı kenttir[1]. Bunun yanında, yaşanabilir kentler sıralamasında balıkesir, 7. sıradadır[2]. Dahası, türkiye gayri safi yurt içi hasılasının %1,3’ünü üreten Balıkesir, ürettiği ekonomiyle kentler sıralamasında, türkiye’nin 14. büyük ekonomisidir[3]. Bu üç veriyi yan yana koyduğumuzda Balıkesir’i parlak bir gelecek bekliyor diyebiliriz. Günümüze kadar balıkesir mütevazı ve içe-kapanık bir kent kimliği çizmiştir ve balıkesir hakkında uyuyan dev veya kendi yağında kavrulan dev tanımlamaları yapılır. içe-kapanık ve uyuyan dev balıkesir’in; büyükşehir olmasıyla beraber üretilen etkin yerel kamu politikalarının hayata geçirilmesiyle şaha kalkması, an meselesidir. Balıkesir, taşıdığı değerlerle çok ciddi ekonomik potansiyel taşıyan ve üç büyük metropolün ortasında kendini tanımlamaya çalışan bir kenttir.

Tarihi kaynaklara göre roma imparatoru hadrian’ın m.s. 124 yılında apias pediun’da (balıkesir ovasında) gerçekleştirdiği başarılı bir ayı avı sonrası, bu avın anısına binaen kurulan[4] ve 1290'lı yıllarda Karesi türkleri tarafından yoğun imara ve yerleşime sahne olan balıkesir 1864 yılında kurulan belediyesiyle kentleşme sürecine ve sosyo-ekonomik gelişimine devam ediyordu[5]. Ancak balıkesir birçok talihsiz badire atlatmış şanssız kentlerin başında gelmektedir. Diğer batı anadolu illeri kentleşmelerine devam ederken, balıkesir’de kentleşme ve ekonomik, ticari, beşeri birikim afet ve felaketler nedeniyle hep sekteye uğramıştır. özellikle, 28 ocak 1898’de vuku bulan oldukça şiddetli deprem; Balıkesir’in maddi anlamda çökmesine neden olmuş ve karesi döneminden beri oluşan 600 yıllık maddi ve manevi kentsel birikim yok olmuştur. Kent merkezinde yer alan 4000 evden sadece 51’i depremi hafif hasarlı olarak atlatmıştı[6]. İkinci büyük felaket 1914 yılında yaşanan çekirge felaketi olup şehirde uzun süre kıtlık yaşanmıştır. Üçüncü büyük felaket ise 1950 yılında çatapatların elektrik kontağından ateş alarak yanması sonucu meydana gelen büyük çarşı yangınıdır. meydana gelen yangın kentin en önemli kısmının yanmasına neden olmuş; kenti ve halkı ekonomik olarak olumsuz etkilemiştir. bu felaketlerin yanında, Balıkesir kent merkezinin, sanayileşmenin en yoğun olduğu bölgede olmasına rağmen ve yeterli düzeyde beşeri-doğal faktörleri elinde bulundurmasına rağmen ağır sanayide istenilen düzeyde kurumsallaşamaması Balıkesir’in kentsel ve ekonomik gelişiminin yavaş seyretmesine neden olmuştur. Ancak yine de Türkiye'nin en büyük 500 sanayi kuruluşu içine Balıkesir il genelinden yılda ortalama 25 firma girmektedir[7]. bu; küçümsenemeyecek bir rakamdır. çok kısa bir zamanda, büyükşehir belediyesinin vizyon projeleriyle, yapılan kamu yatırımlarıyla ve kente çekilen özel yatırımlarla sosyo-ekonomik yönden diğer kentlerin önüne geçen bir balıkesir'le karşılaşacağız.

Balıkesir il ekonomisinin %25’ini balıkesir merkez ilçeleri (karesi ve altıeylül), %14’ünü bandırma ilçesi, kalanını ise diğer ilçeler üretmekte olup balıkesir, 600 milyon dolarlık ihracat rakamına sahiptir[8]. En çok ihracat yapılan fasıllar; et, elektrikli cihazlar, dokunmuş eşyalar, süt ürünleri, makinalar, balık, demir ve çelikten eşya fasıllarıdır. balıkesir ihracat rakamlarını arttırmak için güney marmara yöresinde büyük bir sanayi alanı oluşturmayı planlamıştır. Balıkesir’de çok merkezli bir gelişim modeli uygulanmaktadır ve söz konusu merkezler birbirinin rakibi değil, birbirinin tamamlayıcısıdır. bu bağlamda; bandırma ve çevresi ağır sanayi merkezi, balıkesir ve çevresi tarıma dayalı sanayi merkezi, körfez bölgesi ise turizm merkezi olarak planlanmıştır.

Balıkesir, ihracatta henüz potansiyelinin altında kalmaktadır. rekabet üstünlüğünün olduğu ve balıkesir’in petrolü olarak nitelendirilen zeytinyağı, süt ve süt ürünleri ile kanatlı sektöründe ihracatının artması için söz konusu sektörlerin desteklenmesi; balıkesir’de hayvancılığın daha da gelişimi için, işletme ölçeklerinin büyütülmesi ve meraların ıslah edilmesi gerekmektedir. ilin daha fazla yabancı turist çekebilmesi için turistik merkezlerin tanıtım faaliyetleri arttırılmalı ve turizm altyapısı güçlendirilmelidir. nitelikli insan gücünün temin edinilmesi için, mesleki eğitim olanakları arttırılmalıdır. balıkesir’de tarıma dayalı sanayide küresel rekabete girişilebilmesi için, gerekli insan kaynağı sağlanmalıdır.

balıkesir ekonomisinin en önemli özelliği, üretilen katma değer içerisinde tarım ve hayvancılık sektörünün payının türkiye genelinin oldukça üzerinde olması, sanayinin payının ise türkiye ortalamasının altında olmasıdır. sanayinin içeriğine bakıldığında ise, tarıma dayalı gıda sanayi sektörüyle öne çıkmaktadır. balıkesir türkiye'nin manavı ve mandırası olma rolünü üstlenmiştir. öyle ki, 2014 yılı bilim sanayi ve teknoloji bakanlığı verilerine göre, balıkesir’de 407 adet gıda sektöründe faaliyet gösteren sanayi kuruluşu bulunmaktadır[9]. tarıma dayalı gıda sanayinden sonra madencilik sektöründe uzmanlaşılmıştır. ancak işletilen madenlerin çoğunluğu hammadde olarak ihraç edilmektedir.

Balıkesir, türkiye’nin en çok endüstrileşmiş bölgesinde ve kavşak noktasında yer almasına rağmen, her yönden hâlâ bakir bir ildir. Balıkesir’in başta sanayi olmak üzere turizm, madencilik, yenilenebilir enerji, lojistik alanlarında sahip olduğu potansiyelini, tarım ve hayvancılık alanlarında sahip olduğu rekabet üstünlüğünü dışlamadan aynı anda dengeli bir şekilde katma değere dönüştürmesi, balıkesir’i türkiye’nin önde gelen kentlerinden biri yapması muhtemeldir. Balıkesir’in birçok alanda potansiyele sahip olması, balıkesir’in coğrafyasının balıkesir’e altın tepsi içinde sunduğu önemli bir özelliğidir. Üç büyük metropol arasında sıkışan balıkesir’in bu atılımı, tek sektörlü büyümeden ziyade birçok sektörün aynı anda gelişmesini içermekte olup bu özelliğiyle türkiye’nin örnek kentlerden biri haline gelebilecektir. Balıkesir’in ürettiği katma değerin artması, balıkesir’i sosyo-ekonomik yönden dönüşümünü de sağlayacaktır.

Günümüzde artık başta istanbul olmak üzere bursa ve izmir’deki sanayi, doygunluk noktasına ulaşmış; balıkesir sanayileşme konusunda yeni odak haline gelmeye başlamıştır. Bunun yanında Balıkesir coğrafi olarak ulaşım ağlarının kesiştiği noktada yer almakta, balıkesir önemli kamusal alt yatırımların merkezinde kalmaktadır. Gebze-orhangazi-izmir otoyolu projesinin ve Kınalı-tekirdağ-çanakkale-savaştepe otoyolu projesinin hayata geçmesiyle ulaşım maliyetlerinin azalması; Balıkesir’in cazibesini daha da arttırması beklenmektedir. Balıkesir gökköy lojistik köyü’nün önemli bir yük toplama ve aktarma merkezi olarak konumlandırılmasıyla, lojistik köyün balıkesir’in sanayileşmesinde önemli bir rol oynaması beklenmektedir. Çünkü gökköy lojistik köyü, yüklenen ürünlerin avrupa ve orta asya’ya kadar kesintisiz iletimi imkânını sunmaktadır. Gökköy lojistik köyü, balıkesir açısından lojistik maliyetlerin düşmesi, ulaşım süresinin azalması ve balıkesir ihracat hacminin artması anlamına gelmektedir.

Balıkesir’de en önemli sorunlardan biri de ağır sanayileşme dönemi yaşanmadan, direkt bilgi yoğunluklu sanayileşmeye geçilip geçilemeyeceği yönündeki handikaplardır. ileri teknolojili sektörlerden başta rüzgar enerjisi olmak üzere yenilenebilir enerji sektöründe atılacak adımlar ve yenilenebilir enerji sektörünün gelişmesine ön ayak olunması, balıkesir ekonomisinin yüksek katma değer yaratmasının önünü açacaktır. zira, türkiye rüzgar enerjisi birliği 2015 verilerine göre, türkiye’de 3762,10 mwh olan rüzgar enerjisi kurulu gücünün 818,25 mwh’nı balıkesir üretmiştir. balıkesir, bu rakamla türkiye 1.sidir. böyle bir sektörün önemli merkezlerinden biri haline gelme, hem balıkesir’in sosyo-ekonomik yönden kentsel dönüşümünü sağlayacak hem de tarım ve hayvancılık sektörüne zarar vermeden yatırımlar gerçekleştirilecektir. buna bağlı olarak balıkesir’in rüzgar enerjisine dayalı sanayi ve rüzgar enerjisine dayalı hizmetler sektöründe en önemli merkezlerden biri olması beklenmektedir. bunun dışında biyoçeşitlilik nedeniyle ilaç sektörü ve yaşlanan nüfus nedeniyle medikal elektronik sanayi balıkesir’e yüksek katma değer üretilmesi konusunda fırsatlar sunabilir.

Bir kentte sanayi ve hizmetler sektörünün gelişimiyle, kentleşme arasında sıkı bir bağ vardır. Bu bağlamda tarımda yavaş çözülme olması ve sanayileşme adımlarının yavaş atılması nedeniyle balıkesir’de kentleşme süreci halen devam etmektedir. Ancak balıkesir’in kentleşme sürecinde geç kalması, balıkesir’e birçok fırsat sunmaktadır. Buna bağlı olarak; izmir, bursa gibi metropollerde yaşanan sosyal sorunlar ve çarpık kentleşme yaşanmadan fiziksel, sosyal, ekonomik ve kültürel yapılaşma sağlanarak her yönden sağlıklı bir kent ortaya konulabilir. buna literatürde geç kalmanın avantajı denir.

Balıkesir’de ileriyi görebilen sivil liderlerin mevcut olması, gelişmelere hızlı karşılık verebilen bir yerel yönetimin varlığı, etkili kamu-özel sektör ortaklığı, girişimciliğe uygun ortamın varlığı ve kentsel sıralamada daha üst seviyelere çıkma potansiyelinin yüksek olması iller arası rekabette balıkesir’i üst sıralara çıkartmaktadır. söz konusu özellikler kentler arası rekabet teorisi ile örtüşmektedir[10]. bunun yanında yüksek beceri gerektiren ve yüksek gelirli işler üretilmesi, çevreye duyarlı hizmet ve mal üretimi, üretimde istenen özelliklere sahip ürün ve hizmetlere odaklanılması, ekonomik büyüme oranının tam istihdama ulaşacak düzeyde olması, kentin ihtisaslaşacağı alanların kentin mevcut durumuna göre değil, gelecekteki potansiyeline uygun olarak belirlenmesi gerekiyor[11]. ayrıca, zenginlik-istihdam yaratan sektörlerdeki mobil yatırımları çeken; kamu kaynaklarını çeken; büyük etkinlik, organizasyon ve yatırımları çeken; avrupa birliği fonlarını çeken; yerel markalarını güçlendiren ve kaliteli nüfus çeken kentler rekabette üstün olan kentlerdir[12]. bu noktaları değerlendirdiğimizde 10 yıl içinde daha farklı bir balıkesirle karşı karşıya kalacağız.

Balıkesir, sahip olduğu özellikleriyle marka kent olma yolunda da ilerlemektedir. Marka kent olma, bir kentin sahip olduğu kültürel, tarihsel, doğal ve toplumsal özellikleri bütünleştirerek ve diğer kentlerden ayırt etmek amacıyla kendine özgü bir işaretle destekleyerek yaşama geçirdiği bir gelişim-tanınma-imaj projesidir. Kent markası, kentin kimliğinden doğar ve kentin kimliğini; yapıları, mekânları, tarihi ve doğal çevresi ve o kentte yaşayanların tüm faaliyetleriyle birlikte ortaya koydukları fiziksel ve sosyal ortam oluşturur. bir kentin marka olması, onun çok güçlü bir sanayiye, ticaret veya turizm yapısına sahip olması anlamına gelmez. dışarıdan yatırımcı, alıcı ve turist çekemiyorsa o kent için markalaşmış denmemektedir[13]. büyükşehir olmasıyla karşımızda artık her yönden türkiye’de söz sahibi olmak isteyen bir balıkesir var. tarihi açıdan osmanlı’nın kuruluşunda, Çanakkale savaşı’nda, milli mücadele döneminde ve türkiye’nin kuruluşunda lokomotif rol üstlenen balıkesir, ekonomisiyle, sosyo-ekonomik yapısıyla ve markasıyla 21. yüzyılda türkiye’nin lider illeri arasında yer almak istiyor. Balıkesir’in verileri, balıkesir’in dönüşümünün ve açılımının türkiye için ne denli önemli olduğunu gösteriyor.

dipnotlar: [1] tüik, 2013 verileri. [2] tüik, 2015 verileri. [3] tüik, 2014 verileri. tüik 2014’ten sonra bu veriyi güncellememiştir. [4] veli sevin, anadolu’nun tarihi coğrafyası 1, ankara, 1999, s. 119. [5] 1864’te kurulan balıkesir belediyesi’nin açılması, şehrin imarında önemli bir duraktır. balıkesir belediyesi’nin yaptığı ilk çalışmalar, buzhane açmak, çay deresi çevresini düzenleyerek gazino ve mağazalar açmak, belediye mezbahanesini yapmak, çay deresine köprü inşa etmek, itfaiyecilik faaliyetlerini modernleştirmek olmuştur (kerim kani akpınarlı, balıkesir şehir ve belediye tarihi, kent arşivi yayınları, balıkesir, 2009, s. 117 vd.) [6] nesimi yazıcı, ocak 1898 balıkesir depremi ve sonrası, ankara, 2003, s. 29 vd. [7] ıso türkiye'nin en büyük sanayi kuruluşları verisi, 2014-2015-2016. [8] tüik 1996 verisi ve tüik 2013 verisi. [9] bunun yanında, çimento, kiremit, tuğla gibi mineral sanayi sektöründe 81 sanayi kuruluşu; tarım makineleri temelli makine sanayi sektöründe 70 sanayi kuruluşu; kauçuk ve plastik sanayi sektöründe 45 sanayi kuruluşu; kimya sanayinde 35 sanayi kuruluşu; tekstilde 23 sanayi kuruluşu; elektrikli teçhizat sanayi sektöründe 23 sanayi kuruluşu bulunmaktadır (2014 yılı bilim sanayi ve teknoloji bakanlığı verileri). [10] murat kara, bölgesel rekabet edebilirlik kavramı ve bölgesel kalkınma politikalarına yansıması, dpt uzmanlık tezi, 2008, s. 17. [11] murat kara , 2008, s. 17. [12] w. f. lever, “competitive cities in europe”, urban studies, vol. 36, no 5-6, 1029-1044, 1999, s. 1029. [13] şafak kaypak, küreselleşme sürecinde kentlerin markalaşması ve “marka kentler”, c.ü. iktisadi ve idari bilimler dergisi, cilt 14, sayı 1, 2013, s. 345.